Kişiye özel yazılım dalgası geldi. Kullanıcılar, ihtiyaç duydukları küçük yazılımları artık bir şirketin ürünleştirip satmasını beklemeden kendileri üretip kullanabilir hale geliyor. Aynı anda GenAI, erken aşamada sermaye olmadan da ürün çıkarma eşiğini aşağı çekti. Böylece iki eski asimetri zayıflıyor: girişimcinin sermayeye bağımlılığı ve kullanıcının uygulama geliştiricisine bağımlılığı. Peki, bu iki trendin beslediği sert rekabette, yazılım firmaları ne yapmalı?
Borsalardaki durum çarpıcı. İyi finansal sonuçlar bile hisseleri taşıyamıyor. Microsoft bilanço beklentilerini karşıladı/aştı ama hisse yaklaşık %11 düştü. Yaklaşık 400 milyar dolarlık piyasa değeri buharlaştı. Salesforce büyüme açıkladı ama hissesi %5,6 geriledi. ServiceNow beklentileri aşmasına rağmen yaklaşık %11 düştü. SAP beklentileri karşıladı ama hisse %16 civarı geriledi. Yapay zekadan en çok kazanacaklar denilen bu şirketler, satın almalara ve AI özelliklerine rağmen artık bugünkü karla değil, beş yıl sonraki iş modeliyle fiyatlanıyor. Çünkü yapay zeka, kullanıcı başına lisans mantığını sıkıştırıyor: ajanlar birden çok kişinin işini devraldıkça kullanıcı sayısı büyümenin motoru olmaktan çıkıyor.
Buradan yazılım bitti sonucu çıkmaz. Ama yatay, genel amaçlı yazılımların özellik listesiyle büyümesi artık imkansız. Yazılım geliştirmek kod yazmaktan ibaret değil. İhtiyacı doğru anlamak, tasarlamak, test etmek, devreye almak, işletmek, güvenliği sağlamak ve bakım yapmak önemini koruyor. Vibe-coding pratikte tam bu aşamalarda tıkanıyor. LLM’ler bağlamı kaçırınca uyduruyor. Üstelik yapay zeka akışlarında komut enjekte etme gibi güvenlik riskleri yepyeni bir saldırı yüzeyi açıyor.
Orta ve küçük ölçekli yazılım firmaları için çıkış yolu, rekabeti koddan uzaklaştırıp üç yere taşımaktan geçiyor: alan bilgisi, güven, müşterinin iş akışına gömülülük. Özellik yığınıyla genel ürün satmak yerine belirli bir altsektöre derinleşmek, o altsektörün istisnaları, mevzuatı, veri tanımlarını ve süreç gerçeklerini derinlemesine kavrayıp (ve yapay zekayı da) bunun içine gömmek gerekiyor. Fiyatlamayı kullanıcı başına lisans yapısından çıkarıp sonuç/işlem bazlı değere bağlamanın yollarını bulmak şart. Kaç kullanıcı var değil müşterinin hangi maliyetini ne kadar düşürüyorum/ona ne kazandırıyorum diye bakmalı.
Kişiye özel yazılım dalgasını sadece bir rakip değil bir ekosistem yaratma fırsatı olarak okumak bir çıkış sunabilir. Kullanıcılar kendi çözümlerini üretecekse, sizin ürününüz bunun güvenli çerçevesi olabilir mi? Entegrasyonları, izin yönetimini, kayıt/denetim izini, sürüm yönetimini, geri almayı ve gerektiğinde insan onayını siz sağlayabilir misiniz?
Yazılım firmaları yapay zeka ile içeride verimlilik ve hız kazanırken müşterilerine hız değil güvenilirlik satmalılar. Kod ucuzladı. güven pahalılaştı. Yazılım firmları ucuzlayan kodla yarışmak yerine, müşterinin adına riski, uyumu ve sürdürülebilir işletimi üstlenerek yeni bir değer katmanını üretmenin ve sahiplenmenin yolunu araştırmalı.
No responses yet