“Emeklilik bir yana, para da anlamını yitirecek; çünkü yapay zekâ ve robotlar maliyetleri sıfırlayacak.” Son günlerde Elon Musk’ın sözlerinden kaynaklı tartışma kabaca böyle. İddia ilk bakışta büyüleyici. Ancak bu hikâyenin içine biraz ekonomi, enerji ve siyaset koyduğunuzda, kesinlik diliyle sunulandan başka meseleler olduğu görülüyor.
Birincisi, GenAI bedava değil. Model eğitmek ve çalıştırmak, elektrik, veri merkezi, soğutma, iletim, çip, bellek, su, arazi demek. İşgücü ucuzlasa bile, maliyet, emek yoğun kalan işlerde bile başka yere kayıyor. Üstelik sistemin en önemli girdisi elektrik sadece fiyatla ölçülen bir girdi değil, bir kıt kaynak. Dolayısıyla marjinal maliyet sıfır olacak iddiası, dijital işlerin çok küçük bir kısmı için kısmen doğru olsa bile yaşam maliyetlerinin tamamına otomatik olarak yayılmayacaktır.
İkincisi, toplumun hayatta kalması üretim kapasitesine değil, satın alma gücüne bağlı. Eğer geniş kitleler gelirini kaybederse, şirketler belki daha çok üretebilseler de bu ürünleri kime satacaklar? İşte bolluk bu noktada çatırdıyor. Çalışanların kazancı zayıfladığında sistemin istikrarı yeni bir dağıtım rejimi kurulmasına bağlı hale geliyor. Bu da mevcut sistemi kökünden dönüştürmeyi gerektiren sancılı siyasal kararlar demek.
Üçüncüsü, devlet vatandaşlık geliri ile herkesi desteklesin denildiğinde, vergi nereden gelecek sorusu gündeme geliyor. İşgücü vergileri düşerse, vergi tabanı kârlara, rantla, tüketime ve mülkiyete kayacaktır. Şirketler küreselleştikçe bu şirketlerden vergi almak zorken daha da zor hale geliyor. Devletin vergi toplama becerisi zayıfsa, yapay zekâ kaynaklı bolluk, eşitsizliğin daha da büyüdüğü bir bolluk olacaktır. Bazı kimseler ucuz hizmetlere erişirken büyük kalabalıklar gelirsizlikle baş başa kalabilir.
Dördüncüsü uluslararası işbölümü. GenAI merkezleri belli. Çip, bulut, platform ve fikri mülkiyet gelirleri merkez ülkelere yığılacaktır. Çevre ülkeler ise bu teknolojiyi ithal ara girdi olarak kullanıp abonelik ve lisans ödeyecek, yani verimlilik kazancının büyük bir kısmını merkeze transfer etmek zorunda kalacaktır. O zaman “yapay zekâ ile maliyet düşer, şirket kârları artar, devlet vergi toplar, vatandaşını destekler” formülü çalışmaz hale geliyor.
Bu yüzden dünyanın en zengin insanı olarak sizin ve benim emeklilik tasarrufumuzu anlamsız ilan etmek kolay ve boş bir kehanet. Bolluğun nasıl bölüşüleceğini sormak lazım. GenAI sonrası dünyada küresel olarak hangi vergiler tahsil edilebilir ve oluşan değer hangi ülkelerde birikecek?
Gelecek, kıtlığın fiziksel olarak bitmesiyle değil, kıtlığın kimlerin hayatında nasıl yeniden üretildiğiyle şekillenecek. Bu bağlamda insanların vatandaşı oldukları ülkelerde kaynakların nasıl dağıtıldığını, vergilendirme kapasitesini ve küresel değer zincirlerinde nerede durduklarını sorgulamaları gerekiyor.
Üstelik bu gelişme hızıyla, bu gelecek çok uzakta da değil.
No responses yet