Dün emektar, bilmem kaç yaşındaki buzdolabımın kapağının içinde, şişelerin vs. durduğu gözünün plastik rafı kırıldı. Çok eski bir dolap olduğu için muhtemelen yakında gelecek emeklilik tarihinin yaklaştığını düşündüm. Sonra bu sabah kahvaltından sonra kafamda bir ışık yandı.

Rahmetli annem, Reyhan Tunçalp’in yıllaar önce o raf, buzdolabı daha gençken ilk defa kırıldığında, tamir için gelen servisten bir değil iki adet raf aldığını, “bu bir kere kırıldıysa tasarımında bir iş var, yine kırılır” deyip yedek rafı alıp bir kenara koyduğunu hatırladım.

Depo olarak kullandığımız dolabı açtım, bilmem kaç yıldır orada sessizce duran yedek rafı aldım yerine taktım. Annem yapımının her aşamasında çalıştığı kocaman havaalanlarından, çok güzel yemeklere, evin altyapı bağlantısından, buzdolabının kırılan rafına her şeyi düşünen ve öngörebilen muhteşem bir akıl ve gönül insanıydı. TÜBİTAK Biliminsanı Yetiştirme Grubu’nun ilk bursiyerlerindendi. Reçellerinden son kavanozlar kaldı.

Özlemimi, duygularımı paylaşmak istedim. Onu çok özlüyorum.

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir