Finlandiya’nın eğitim sistemi Türkiye’de genellikle ödev az, çocuklar bahçede çok zaman geçiriyor gibi iki basit gözleme indirgeniyor. Bu yaklaşım cazip, çünkü karmaşık bir sistemi kolay kopyalanabilir (ve içi boş) bir reçeteye çeviriyor. Oysa Finlandiya’nın hikayesi, ödevin azlığından çok okulun öğrenmeyi sınıf içinde tamamlayabilme kapasitesinden, bunun da öğretmenlik mesleğine verilen önem, erken destek ve güven temelli yönetişimle birlikte tasarlanmasından kaynaklanıyor. Sistem işlediği için ödeve ihtiyaç azalıyor. Öğrenci üzerinde baskı azaldığı için bahçede rahat oynanıyor.

Nesnel başarı göstergelerine bakalım. OECD PISA 2022 sonuçlarında Finlandiya güçlü bir performans sergiliyor. Matematikte en az temel yeterlilik düzeyi olan Seviye 2 ve üstüne ulaşan öğrenci oranı yüzde 75 ile OECD ortalamasının üzerinde. Üst performans oranı da yaklaşık yüzde 9 seviyesinde. Ne var ki, 2018’e kıyasla 2022’de okuma ve matematik ortalamalarında düşüş var ve sosyoekonomik farklılıklara bağlı başarı farklarının bazı alanlarda genişlediği görülüyor. Yani, Finlandiya iyi olsa da, otomatik pilotta ilerleyen bir başarı hikayesi değil.

Tam da bu yüzden Finlandiya son yıllarda reform gündemini sertleştirdi. En kritik hamlelerden biri, öğrenme desteği sisteminin yeniden düzenlenmesi. 1 Ağustos 2025 itibarıyla okul öncesi ve temel eğitimde öğrenme desteğinin organizasyonu değiştirildi, okullar daha fazla öğretmen istihdam etmeye yöneldi ve destek ihtiyacı yüksek öğrencilerin sınıf içi yerleşimi üzerine yeni uygulamalar devreye girdi. Bu reformun mantığı, son yıllarda performansta düşüşe sebep olan sorunları tespit edip, sorun büyümeden, öğrenciyi serbest piyasa çözümlerine itmeden, desteği okulun içine sağlamak.

İkinci dikkat çekici hamle, akıllı telefon ve mobil cihaz kullanımına sınıf içinde ciddi kısıt getiren yasal düzenleme. Parlamento tarafından kabul edilen kurallar 2025 yaz tatilinden sonra yürürlüğe girecek şekilde tasarlanmıştı. Genel ilke, ders sırasında cihaz kullanımının öğretmen iznine bağlı olması. Finlandiya burada da semptomla değil, öğrenme ortamının dikkat ve etkileşim altyapısıyla uğraşıyor.

Bu tablo Türkiye için dersler taşıyor. Finlandiya’dan taşınabilecek şey ödevin miktarı ya da teneffüsün süresi değil. Türkiye’ye taşınabilecek şey, okul içi öğrenmeyi bitirecek kapasiteyi kuran bir eğitim mimarisi oluşturmak. Bu mimari, (1) öğrencilerin beceri ve ihtiyaçlarına ilişkin erken tarama yaklaşımı, (2) öğrenci ihtiyacına göre ücretsiz okul içi takviye, (3) güçlü öğretmen yetiştirme ve (4) öğretmenlik mesleğinde yüksek çekicilik, (5) güvenilir okul temelli değerlendirme ve (6) bizdekinin aksine yüksek riskli sınav baskısının sınıfı rehin almamasına dayanıyor.

Finlandiya eğitim sisteminden alınacak derslere yarın da devam edeceğim.

Categories:

Tags:

No responses yet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir