Hizmetler Türkiye’nin dış ticaret dengesi üzerinde giderek daha belirleyici bir tampon işlevi görüyor. 2024’te hizmet ihracatı 117,2 milyar dolar, hizmet ithalatı 55,8 milyar dolar ve hizmetler dengesi fazlası 61,4 milyar dolar düzeyinde (TÜİK, 2025). Ancak bu fazlanın aslan payı ağırlıkla seyahat ve taşımacılıktan geliyor. 2024’te seyahat gelirleri 56,3 milyar dolar, taşımacılık gelirleri 41,0 milyar dolar civarında (Tic.Bak., 2026, s. 55). Yani fazlanın büyük bölümü turizm ve lojistik kaynaklı.
Bu alanlar güçlü olduğunda cari denge nefes alıyor. Ama aynı zamanda jeopolitik, güvenlik algısı, küresel durgunluk veya salgın gibi şoklara karşı daha hassas bir kompozisyon oluşuyor.
Ayrıca hizmetler tarafında da gizli açıklar var. Örneğin fikri mülkiyet kullanım bedellerinde (royalty/lisans) 2024’te yaklaşık 4,3 milyar dolar ödeme yapılırken, gelir 0,6 milyar doların altında kalıyor. Net pozisyon belirgin biçimde negatif. Diğer iş hizmetleri kaleminde de ithalat, ihracattan daha yüksek. Kısacası turizm ve taşımacılık güçlü, ama teknoloji, yazılım, marka ve yüksek katma değerli profesyonel hizmetlerde net ithalatçıyız (Tic. Bak., 2026, s. 55).
Sanayi ürünlerindeki açığı hizmet ihracatıyla dengelemek kısmen mümkü olsa da, bu kalıcı bir çözüm olabilir gibi görünmüyor. Zira mal ticareti açığı daha büyük ve oynak. Dolayısıyla turizmle her şeyi kapatamıyoruz. Hizmetler fazlası daha dayanıklı ve yüksek katma değerli bir yapıya taşınmalı.
Öncelikle turizm ve lojistiğin niteliğini yükseltmek gerek. Daha uzun konaklama, daha yüksek harcama, yıl geneline yayılan talep, kongre-sağlık-eğitim gibi alanlarda derinleşmek lazım.
Ayrıca, ihracatçı sanayinin rekabetini hizmet katmanlarıyla büyütmek gerekli. Satış sonrası, bakım, yedek parça, uzaktan izleme, veri temelli tasarım ve mühendislik hizmetleri. Sanayi ile hizmetin birleştiği ürün+servis modeli ile hem ürün ihracatının birim değeri yükseltilebilir, hem de müşteriyle uzun vadeli ilişki kurarak döviz geliri daha istikrarlı kılınabilir.
Türkiye’nin küresel hizmet ihracatındaki payı 2024’te yaklaşık %1,32 düzeyinde (Tic Bak., 2026, s. 53) . Bu önemli bir büyüme potansiyeli olduğunu gösteriyor. Turizm gelirleriyle huzur bulmak yerine, fikri mülkiyet geliri üretebilen bir hizmet ekonomisi kurmaya çalışmamız gerekiyor.
Böyle bir dönüşüm gerçekleşirse hizmetler, sanayi ürünlerindeki açığı geçici olarak örtmeye çalışan bir yedek lastik değil, ülkenin rekabetçiliğini güçlendiren bir dayanak olabilir.
REFERANS
T.C. Ticaret Bakanlığı. (2026). Economic outlook: December 2025.
Türkiye İstatistik Kurumu. (2025). Uluslararası hizmet ticareti istatistikleri, 2024 (Haber Bülteni No. 54191).
No responses yet